oyun oyna en güzel oyunlar 11.02.2012 ehliyet sınav sonuçları ehliyet sınav sonuçları pirsus haber fetih 1453 full izle şehri nuh otel feza hasbunallah
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Osman ALKIŞ
İSLAM DİNİ ve GENÇLİK
23/09/2011 - 13:12

Kainatın en seçkin varlığı insandır. İnsan hayatının en verimli olduğu dönem Gençlik Yüce Allah’ın bizlere bahşettiği nimetlerden biri olup bulunmaz bir fırsattır. Bu nedenle kıymeti iyi bilinmelidir. Nitekim sevgili peygamberimiz (sas) yaşlılık gelmeden önce gençliğimizin kıymetini bilmemizi tavsiye etmesini vurgu yaptı.

 

Toplumların yaşadığı güzelliklerin arkasında gençliğin olumlu davranışları bulunduğu gibi; yaşanan facia ve kötülüklerin arkasında da ihmal edilmiş gençlerin olduğu bir gerçektir.

İslam dini gençliğe ve gençlerin yetişmesine çok büyük önem vermiştir. Çünkü gençler, bir milletin geleceğinin teminatıdır. Bugünün gençleri yarının büyükleri demektir. Gençlerini iyi yetiştiren milletlerin geleceği daima aydınlık olmuştur. Gençlerin imanlı yetiştirilmesi İslam’ın geleceği açısından da çok önemlidir. Günümüz gençliği büyük bir inanç boşluğu içindedir. Bilindiği gibi insan beden ve ruhtan meydana gelen bir varlıktır. Bedenin nasıl hayatiyetini devam ettirebilmesi için yemeye, içmeye ve dinlenmeye ihtiyacı varsa, insan ruhunun da bir gıdaya ihtiyacı vardır. İşte o gıda da dindir, inançtır. İman ve ibadetle insan ruhu tatmin edilmezse, o zaman bir boşluk oluşur ve insan o boşluğu daha farklı yönlerden doldurmaya çalışır. Nitekim sağlıklı bir din eğitimi verilmeyen günümüz gençleri manevî bir boşluk içine düşmekte ve ruhlarındaki o boşluğu satanizm ve ateizm gibi sapık akımlarla gidermeye çalışmaktadırlar.

 

Sağlıklı bir din eğitimi almış; Yaratan’ını, kitabını ve peygamberini tanıyan iman ve ibadetle büyüyen gençler ise, kesinlikle sapık akımlara kapılmazlar. Sigara, içki, kumar ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklardan uzak dururlar. Allah’ın kesin olarak yasakladığı zina, hırsızlık, yalan, hile, aldatma ve iftira gibi dinin haram kıldığı bütün kötü davranışlardan uzak dururlar.

Demek ki gençlik dönemini sıkıntısız ve problemsiz geçirebilmek için çocukluk döneminde gerekli dinî eğitimin verilmesi ve gençlere ibadet alışkanlığının kazandırılması gerekmektedir. Bu sebeple olmalı ki Peygamber Efendimiz (sas): “Çocuklarınıza, onlar yedi yaşına geldiklerinde namaz kılmayı emredin.” buyurmuştur. Çocuklara yedi yaşlarında iken namazı emretmekten maksat, namazı ve diğer ibadetleri öğretmek ve onları gençlik dönemlerine hazırlamaktır.

 

Çocuklarımızın genç yaşlarda sapık akımlara kapılmamalarını istiyorsak, onlara daha küçük yaşlardan itibaren dinlerini öğrenmeleri için gereken din eğitimini en güzel bir biçimde vermeliyiz. Aksi takdirde dînî eğitimden yoksun olarak yetişen gençler, manevî buhran içine düşmekte ve ruhlarında oluşan o boşluğu, günümüzde birçok gencin yaptığı gibi sapık akımlara kapılarak doldurmaya çalışırlar. Eğer gençler, yeterli dinî bilgileri almamış ve dinî duyarlılık kazanmamış iseler, ahlâkî konularda da problemleri olur. Zina, fuhuş, hırsızlık, kapkaç, anarşi ve terör gibi toplumun düzenini alt üst eden yanlış hareketler içinde kolayca yer alabilirler. Fakat namaz kılan ve oruç tutan, dinî ibadetlerini özenle yerine getiren gençler; yalan, gıybet, iftira, hile, aldatma, içki, kumar, uyuşturucu, fuhuş ve hırsızlık gibi haramlardan, kötü söz ve benzeri davranışlardan uzak dururlar. Nitekim Yüce Allah; “Şüphesiz ki namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alı koyar. Allah’ı anmak elbette ibadetlerin en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.” buyurmaktadır. Namaz, Allah’ı anmak için kılınır. Zira Yüce Allah, “Beni anmak için namaz kılınız.”, “Allah’ı anmaya koşunuz.”  buyurmaktadır. Demek ki namaz kılmaktan maksat Allah’ı anmaktır. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah’ı düşünerek namaz kılmak, insan ruhunu etkiler, onu iyiliklere yöneltir, ahlâkını düzeltir ve kötülüklerden uzaklaştırır. İslam dini evlilik dışı ilişkileri kesinlikle yasaklamış ve haram kılmıştır. Zina etmek şöyle dursun, insanı zinaya götürecek söz ve davranışlardan bile uzak durulması istenmekte ve şöyle buyurulmaktadır: “Zinaya yaklaşmayın, çünkü zina son derece çirkin bir iş ve çok kötü bir yoldur.”

 

Maalesef günümüzde gençler; bir kısım film, gazete, dergi, televizyon ve benzeri iletişim vasıtalarıyla ahlâkî ve manevî değerleri zedeleyici şekilde yönlendirilmektedirler. Mesela sıkça gündeme getirilen ve âdeta özendirilen evlilik yerine, birlikte yaşama, birden fazla kişi ile birlikte olma, gece kulüpleri, aileden kopan gençlerin serüvenleri, giyim tarzları, çirkin içerikli filmler ve teşhircilik gençlerin ahlâkî ve manevî değerleri üzerinde olumsuz etki yapmakta ve gençler bu alanlara yönlendirilmektedir. Bu etki ve yönlendirmeler ile ailelerinden kaçan, eşinden ayrılan, çocuklarını terk eden, fuhuş ve uyuşturucu bataklığına düşen gençlerin varlığı bilinen ve görülen bir vakıa haline gelmiştir. Bu telkin ve yönlendirmelerle ahlâkî değerler aşınmakta, haramlar helal gibi telakki edilmektedir. O halde hepimize sorumluluk düşmektedir, gençlerimizi bu türlü yanlış yönlendirmelerden kurtarmak için gereken tedbirleri almamız gerekir.

 

Netice olarak diyebiliriz ki, insan hayatında gençlik çok önemli bir dönemdir. Çünkü insan, hayatını çoğunlukla bu dönemde öğrendiği bilgiler vasıtasıyla şekillendirir. İşte bu yüzden gençlik, çok kritik ve önemli bir dönemdir. Bu dönemin ihmal edilmesi ve iyi değerlendirilmemesi daha sonraki dönemlerin sıkıntılı geçmesine sebep olabilir. Gençler, bir milletin geleceğini şekillendirmektedirler. Geleceğinin aydınlık olmasını isteyen milletler, gençlerini iyi yetiştirmek zorundadır. Dolayısıyla bizlere her konuda en güzel örnek olan Sevgili Peygamberimiz (sas) tavsiyelerine kulak vererek gençlerimize iyi bir dini ve ahlaki eğitim vererek onları yetiştirmeliyiz.

 

 

 

Bu yazı 504 defa okunmuştur
Yorumlar
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Halil ÖZKAYA
Halil ÖZKAYA
KİM BU KÜRTLER
ARŞİVDE ARA
SON YORUMLANANLAR
mıyoruz.sılopı beledıyesıne seslenıyorum.belkı sadece dudaklarınızda alaycı bı tebessum olur sadece ama bıldıgınız gerceklerı bı kez daha yazıya dokmek ıstedım.sılopıye ılk geldıgımde gozlerıme ınanamadım.hındıstanda gordugum ama orda kutsallıkları ıcın dokunulmaz olan sayın inekler sılopının ayrı bı vatandaslık hakkı almıs gıbı magrur ve gururla butun ana caddelerde yol boyu gezıyorlardı.sehrın ana caddesınde onumuzde duran ıneklerın gecmesı ve bı zahmet bıze yol vermelerı ıcın saygıyle hep beklıyoruz.burayı kucuk hındıstan koydum.face dekı resımlerım artık bunlar.sayın baskanım sehrınızı hıc sevmıyorsunuz halkınızı sevmıyorsunuz siz.ne amacla beledıye koltuguna oturursunuz.yollar delık deşik.o cukurdan kacarken oburune dusuyoruz.sılopının bır tek ana caddesı var ve uluslararası yol olarak kullanılıyor.o yol otoban gıbı duzgun ve ısıklı olmak zorunda.oysa goruntu nasıl.arabanın bı tekerı bı cukura dusse gerı cıkamıyoruz.yok efendım o yol karayollarının alanıymıs onların yapması gerekıyomus beledıye alanı degılmıs. bu dusunnıze yazıklar olsun.orası senın alnının akı olur o yolun modern bı gorunume kavusması.acıkca soyleyın ıste sız sadece koltuk pesındesınız .sız hıc kımseyı ne sevıyor ne dusunuyorsunuz.sadece sen degıl senden oncekılerde aynı.bı farkınız olsun hadi. farklılıgınızı gosterın bu ınsanlara da ınsan olduklarını sızın donemınızde hıssettırın.saygılarımla efendım.ben burada gelıp gecıcıyım.sadece nacızane yuregımı burkan ezılmıs ınsanları daha da ezık gosteren bu goruntulerı onlar ıcın ıstıyorum.hepsı herseyı hakedıyor.
mıyoruz.sılopı beledıyesıne seslenıyorum.belkı sadece dudaklarınızda alaycı bı tebessum olur sadece ama bıldıgınız gerceklerı bı kez daha yazıya dokmek ıstedım.sılopıye ılk geldıgımde gozlerıme ınanamadım.hındıstanda gordugum ama orda kutsallıkları ıcın dokunulmaz olan sayın inekler sılopının ayrı bı vatandaslık hakkı almıs gıbı magrur ve gururla butun ana caddelerde yol boyu gezıyorlardı.sehrın ana caddesınde onumuzde duran ıneklerın gecmesı ve bı zahmet bıze yol vermelerı ıcın saygıyle hep beklıyoruz.burayı kucuk hındıstan koydum.face dekı resımlerım artık bunlar.sayın baskanım sehrınızı hıc sevmıyorsunuz halkınızı sevmıyorsunuz siz.ne amacla beledıye koltuguna oturursunuz.yollar delık deşik.o cukurdan kacarken oburune dusuyoruz.sılopının bır tek ana caddesı var ve uluslararası yol olarak kullanılıyor.o yol otoban gıbı duzgun ve ısıklı olmak zorunda.oysa goruntu nasıl.arabanın bı tekerı bı cukura dusse gerı cıkamıyoruz.yok efendım o yol karayollarının alanıymıs onların yapması gerekıyomus beledıye alanı degılmıs. bu dusunnıze yazıklar olsun.orası senın alnının akı olur o yolun modern bı gorunume kavusması.acıkca soyleyın ıste sız sadece koltuk pesındesınız .sız hıc kımseyı ne sevıyor ne dusunuyorsunuz.sadece sen degıl senden oncekılerde aynı.bı farkınız olsun hadi. farklılıgınızı gosterın bu ınsanlara da ınsan olduklarını sızın donemınızde hıssettırın.saygılarımla efendım.ben burada gelıp gecıcıyım.sadece nacızane yuregımı burkan ezılmıs ınsanları daha da ezık gosteren bu goruntulerı onlar ıcın ıstıyorum.hepsı herseyı hakedıyor.