oyun oyna en güzel oyunlar 11.02.2012 ehliyet sınav sonuçları ehliyet sınav sonuçları pirsus haber fetih 1453 full izle şehri nuh otel feza hasbunallah
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tahirhan Osal
MÜMİN OLABİLME ŞUURU..
10/02/2012 - 10:07

En başta da belirttiğimiz gibi İslam dininde, mü'min kardeşliğinin ve mü'minlerin birbirlerini Allah rızası için sevmesinin çok büyük bir yeri vardır. Çünkü Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz mü'minler kardeştirler." (Hucurat; 10)Onun için mü'minler evlerinin içinde öz kardeşleri ile nasılsa, mü'min kardeşleri ile ondan daha üstün olmak, birbirlerini daha çok sevmek için gayret göstermelidir.Tabii bunun mümkün olması için her şeyden önce,kişinin kendisini düzeltmesi lazımdır. Onun için bazı evliyalar şöyle demiştir: "Kim Allah-u Zülcelâl ile arasını düzeltirse, Allah-u Zülcelâl de onunla diğer kullarının arasını düzeltir."

 Nitekim Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve selem) de bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Allah, bir kulunu sevdiği zaman, Cebrail'e: 'Ben onu seviyorum, sen de sev.' Buyurur. Cebrail de o kulu sever ve gök halkı arasında: 'Allah, filan kulu seviyor, siz de sevin.' Diye haber verir. Onlar da onu severler. Sonra da yeryüzünde yaşayanların kalbine onun sevgisi yerleştirilir." (Buhari, Müslim)

Bu sebeple, bir mü'min, Allah-u Zülcelâl'in rızasına giden yolda bir mesafe kat etmek istiyorsa, bu ayet-i kerime ve hadis-i şeriflere bakarak, mü'min kardeşlerini sevmesi gerektiğini anlaması lazımdır.Buradan anlaşıldığına göre, Allah-u Zülcelâl bir kimseyi severse, mü'minler de ona karşı iyi davranır. Onun için bir mü'minin ilk önce Allah-u Zülcelâl ile kendi arasındaki hali düzeltmesi lazımdır.

 Mü'minlerin birbirlerine karşı bir takım görevleri vardır. Bu görevleri yerine getirmek için gayret etmek lazımdır. Çünkü iki mü'min kardeş, aynen iki el gibidir. Eller nasıl birbirini yıkıyorsa, mü'minler de birbirlerinin eksiklerini tamamlarlar.Mü'minler birbirlerine karşı, şefkat, merhamet ve sevgiyle muamele ederler. Ve birbirlerini sevdiklerini açıkça belli ederler. Nitekim Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Kendi aralarında merhametlidirler." (Fetih; 29)

 Ebu İdris Havlani' den şöyle rivayet edilmiştir: "Bir gün Dimeşk mescidine girmiştim. Güler yüzlü bir gençle karşılaştım. İnsanlar onun etrafını sarmış, ihtilafa düştükleri meseleleri ona soruyorlar ve söylediklerini de kabul ediyorlardı.Kim olduğunu sordum.Muaz bin Cebel olduğunu söylediler. Ertesi gün yine o mescide gittim.O zat namaz kılıyordu.Namazını bitirince, yanına giderek selam verdim ve: "Vallahi seni Allah için seviyorum." Dedim."Allah için mi?" Diye sordu. "Allah için!" Dedim. Elbisemin kenarından tutarak beni kendine çekti, şöyle dedi: "Müjdeler olsun sana! Hz. Peygamber (sav)'in şöyle dediğini duydum:

 "Allah-u Zülcelâl buyuruyor ki: Benim rızam için birbirini sevenlere, Benim rızam için oturup sohbet edenlere, Benim rızam için birbirlerini ziyaret edenlere ve birbirlerine harcamada bulunanlara muhabbetim haktır." (İmam Malik, İbn Hıbban)

 Mü'minlere İyi Davranarak Onların Sıkıntısını Gidermenin Mükâfatları Şöyledir:

 1- Allah-u Teâlâ, mü'min kardeşinin bir üzüntüsünün kalkmasına sebep olan kimsenin, kıyamet gününde ahiret üzüntüsünü kaldırır.

2- Allah-u Teâlâ, dünya hayatında onun rızkını bollaştırır.

3- O dehşetli kıyamet gününde Allah-u Teâlâ'nın azabından emin olur.

4- Mü'min kardeşine yardım edene bütün hayır kapıları açılır ve iyilik yaptığı kişileri rencide etmediği sürece, Allah'ın nimetleri o kimsenin yanında sabit kalır.

5- Mü'min kerdeşine yardım eden kişi, yardım ettiği zamanı, Allah'a ibadet ve taatte geçirmiş sayılır. Ve bu davranışı, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in mescidinde bir ay itikâf etmekten daha sevimlidir.

6- Binlerce melek ona dua ve rahmet talep ederler.

7- Mü'min kardeşine yardım edenin yardımı, onun ateşten muhafaza olmasına sebep olur.

8- Her bir adımda yetmiş şehit sevabı yazılır, yetmiş günahı affolunur.

Bu büyük hayrı kazanmak ve buna nail olmak için bir mü'min kardeşinin sıkıntısını karşılıksız olarak gidermek gereklidir. Elimizden geldiği kadar mü'min kardeşlerimizin ihtiyaçlarını giderelim. Bu fırsatı ve bu büyük hayrı kaçırmayalım.

Hakiki müminlerden olma dileğiyle

selam ve dua ile

tahirhan.osal@gmail.com

Tahirhan OSAL

 

Bu yazı 110 defa okunmuştur
Yorumlar
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Halil ÖZKAYA
Halil ÖZKAYA
KİM BU KÜRTLER
ARŞİVDE ARA
SON YORUMLANANLAR
mıyoruz.sılopı beledıyesıne seslenıyorum.belkı sadece dudaklarınızda alaycı bı tebessum olur sadece ama bıldıgınız gerceklerı bı kez daha yazıya dokmek ıstedım.sılopıye ılk geldıgımde gozlerıme ınanamadım.hındıstanda gordugum ama orda kutsallıkları ıcın dokunulmaz olan sayın inekler sılopının ayrı bı vatandaslık hakkı almıs gıbı magrur ve gururla butun ana caddelerde yol boyu gezıyorlardı.sehrın ana caddesınde onumuzde duran ıneklerın gecmesı ve bı zahmet bıze yol vermelerı ıcın saygıyle hep beklıyoruz.burayı kucuk hındıstan koydum.face dekı resımlerım artık bunlar.sayın baskanım sehrınızı hıc sevmıyorsunuz halkınızı sevmıyorsunuz siz.ne amacla beledıye koltuguna oturursunuz.yollar delık deşik.o cukurdan kacarken oburune dusuyoruz.sılopının bır tek ana caddesı var ve uluslararası yol olarak kullanılıyor.o yol otoban gıbı duzgun ve ısıklı olmak zorunda.oysa goruntu nasıl.arabanın bı tekerı bı cukura dusse gerı cıkamıyoruz.yok efendım o yol karayollarının alanıymıs onların yapması gerekıyomus beledıye alanı degılmıs. bu dusunnıze yazıklar olsun.orası senın alnının akı olur o yolun modern bı gorunume kavusması.acıkca soyleyın ıste sız sadece koltuk pesındesınız .sız hıc kımseyı ne sevıyor ne dusunuyorsunuz.sadece sen degıl senden oncekılerde aynı.bı farkınız olsun hadi. farklılıgınızı gosterın bu ınsanlara da ınsan olduklarını sızın donemınızde hıssettırın.saygılarımla efendım.ben burada gelıp gecıcıyım.sadece nacızane yuregımı burkan ezılmıs ınsanları daha da ezık gosteren bu goruntulerı onlar ıcın ıstıyorum.hepsı herseyı hakedıyor.
mıyoruz.sılopı beledıyesıne seslenıyorum.belkı sadece dudaklarınızda alaycı bı tebessum olur sadece ama bıldıgınız gerceklerı bı kez daha yazıya dokmek ıstedım.sılopıye ılk geldıgımde gozlerıme ınanamadım.hındıstanda gordugum ama orda kutsallıkları ıcın dokunulmaz olan sayın inekler sılopının ayrı bı vatandaslık hakkı almıs gıbı magrur ve gururla butun ana caddelerde yol boyu gezıyorlardı.sehrın ana caddesınde onumuzde duran ıneklerın gecmesı ve bı zahmet bıze yol vermelerı ıcın saygıyle hep beklıyoruz.burayı kucuk hındıstan koydum.face dekı resımlerım artık bunlar.sayın baskanım sehrınızı hıc sevmıyorsunuz halkınızı sevmıyorsunuz siz.ne amacla beledıye koltuguna oturursunuz.yollar delık deşik.o cukurdan kacarken oburune dusuyoruz.sılopının bır tek ana caddesı var ve uluslararası yol olarak kullanılıyor.o yol otoban gıbı duzgun ve ısıklı olmak zorunda.oysa goruntu nasıl.arabanın bı tekerı bı cukura dusse gerı cıkamıyoruz.yok efendım o yol karayollarının alanıymıs onların yapması gerekıyomus beledıye alanı degılmıs. bu dusunnıze yazıklar olsun.orası senın alnının akı olur o yolun modern bı gorunume kavusması.acıkca soyleyın ıste sız sadece koltuk pesındesınız .sız hıc kımseyı ne sevıyor ne dusunuyorsunuz.sadece sen degıl senden oncekılerde aynı.bı farkınız olsun hadi. farklılıgınızı gosterın bu ınsanlara da ınsan olduklarını sızın donemınızde hıssettırın.saygılarımla efendım.ben burada gelıp gecıcıyım.sadece nacızane yuregımı burkan ezılmıs ınsanları daha da ezık gosteren bu goruntulerı onlar ıcın ıstıyorum.hepsı herseyı hakedıyor.